1.2.1. Primitifler Kuşağı
1840’lı yıllarda fotoğraf tekniğinin ülkemize girmesi ve yaygınlaşmasıyla; fotoğraftan yapılan resim çalışmaları başlamaktadır. Ressamlar, Yıldız Sarayı, Yıldız Camii, Kağıthane, Ihlamur Köşkleri gibi yapıların havuzlu bahçelerini, fıskiyeleri, binaların görünümlerini kendilerine konu edinmişlerdir.

AHMET ŞEKUR-LEFKE KASABASI (SAKARYA NEHRİ)
Belli başlı sanatçıları; Hüseyin GİRİTLİ, Hilmi KASIMPAŞALI, Fahri KAPTAN, Necip, Selâhaddin, Salih Molla AŞKİ, Ahmet BEDRİ; Münip, Ahmet ŞEKÛR, Ahmet Ziya SAMİ, İbrahim, Mustafa, Şefik, Şevki, Osman Nuri olarak karşımıza çıkmaktadır (TANSUĞ, 1999).
HALİD ŞAZİ-GÖKSU
Bu dönemlerde yaşayan ancak diğer sanatçılardan farklı üslupta çalışmalar veren “Osman HAMDİ, Şeker Ahmet PAŞA ve Süleyman SEYYİD” (ELMAS, 2000, s. 45) yapmış oldukları çalışmalara kendilerinden de bir şeyler katmaktadır. Özellikle Osman HAMDİ’nin Türk resmine Oryantalizm adlı sanat üslubunda eserler vermiş olduğu bilinmektedir. HAMDİ’nin çalışmalarının ayrıca tarihi belge niteliği taşıdığı bilinmektedir. Kendisinin ve ailesinin fotoğraflarından yapmış olduğu çalışmalarda dönemin binalarından, yaşam ortamından yansıtmalar yapmaktadır.

SALİH MOLLA-YILDIZ SARAYI BAHÇESİNDEN BAKIŞ
Dönemin önemli bir diğer hususu ise Sanayii Nefise Mektebi Alî’sinin kurulması ve eğitimde yer alması olmaktadır. Fransız ressam Guillemet bu okul için projeler geliştirmektedir, ancak vefatından dolayı okulun tamamlanması ve eğitimde yer alması görevini Osman HAMDİ devralmaktadır.
OSMAN HAMDİ-VAZO YERLEŞTİREN KIZ
Sanayii Nefise Mektebi 3 Mart 1883’te eğitime başlamaktadır ve o yıldan günümüze birçok sanatçının eğitiminde büyük rol oynamaktadır (TANSUĞ, 1999).
Asker Ressamlar, geçmişten gelen minyatür detaycılığı ile Batı’dan aldıkları resim tekniklerini harmanlayıp, ortak bir amaç etrafında toplanıp eserlerini oluşturmaktadır.
1.2.2. Çallı Kuşağı
Batıdaki sanat ortamını yakından tanımaya başlayan ressamların, ortak bir grup oluşturma ve beraberlik çatısı altında toplanma istekleri sonucunda 1909 yılında Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin kurulduğu görülmektedir.
İBRAHİM ÇALLI-MANOLYALAR
Çıkarttıkları dergide sanatsal makaleleri, resmin sorunları, güzel sanatlarla ilgili teknikler, bilgiler gibi sanatla ilgili konulara yer verilmektedir (Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi, 1997).
İBRAHİM ÇALLI-ATATÜRK
II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Avrupa’ya gönderilmiş olan İbrahim ÇALLI, Avni LİFİJ, Namık İSMAİL, Nazmi Ziya GÜRAN gibi ressamların da içinde bulunduğu bir grup sanatçı, 1914’te I. Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla yurda geri dönmekte ve Türk resmine yeni bir üslubu taşımaktadırlar. Bu sanatçılara ve oluşturdukları kuşağa İzlenimciler yada 1914 kuşağı denilmektedir. Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin kurulmasında katkısı bulunan ve bu cemiyete üye olan 1914 kuşağı sanatçıları ilk sergilerini de cemiyetin adı altında açmaktadır (BAŞKAN, 1997).

HİKMET ONAT-SİPERDE MEKTUP OKUYAN ASKER
Konular portre, figür kompozisyonları ve akademik anlamda desen anlayışında çizilen nü temalarını içermektedir. İlerleyen yıllarda natürmort resimlerinde eserler verilmektedir (TANSUĞ, 1999).

HİKMET ONAT-BUYUKDEREDE BALIKÇI KAYIKLARI
Grup sanatçılarından Hikmet ONAT, Boğaziçi Manzaraları ile Feyhaman DURAN ise portreciliği ile günümüzde de Türk sanatı açısından önem taşımaktadır (ELMAS; 2000).

FEYHEMAN DURAN-YEMİŞLER

FEYHEMAN DURAN-YILDIZ ÇİÇEKLİ NATÜRMORT
1.2.3. Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği
1914 kuşağından etkilenmiş olan bir grup sanatçı, 1923 yılında ”Yeni Resim Cemiyeti” adı altında bir topluluk kurmaktadır. Bu grubun üyelerinden bazılarının da içinde bulunmuş olduğu yeni bir grup, 15 Nisan 1929 tarihinde “Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği” adında yeni bir birlik oluşturmaktadır.

CEVAT DERELİ-SULTANAHMET CAMİİ CEVAT DERELİ
Refik EPİKMAN, Cevat DERELİ, Şeref AKDİK, Mahmut CUDA, Nurullah BERK, Hale ASAF, Ali Avni ÇELEBİ, Zeki KOCAMEMİ gibi ressamlar ve Muhittin SEBATİ; Ratip Aşir ACUDOĞLU gibi heykeltraşlardan oluşan bu grup birbirinden farklı teknik ve üslup anlayışı içinde eserler vermektedir.

NURULLAH BERK-GERGEF İŞLEYEN KADIN NURULLAH BERK-KUŞLAR
İzlenimci, realist, naturalist yada klasik üslupta çalışan tüm sanatçılar bir arada toplanma, birlik içinde olma çabası içinde iken grubun çok çeşitli tarzlarda, farklı fikir akımlarını da çatışı altında barındırması, sanat çevresinde serbest bir ortam oluşturmaktadır (BAŞKAN, 1997).
METİN; ELÇİN ÇİÇEK'İN TÜRK RESİM SANATININ TARİHÇESİ İSİMLİ ARAŞTIRMASINDAN ALINMIŞTIR.

