Verification: 57f608bc27c3fbc6

BİZLER CUMHURİYET DELİSİYİZ!!! BİZE HERGÜN BAYRAM.....

Zanox satış ortaklığı HTML kodunun [LE269] BAŞLANGICI [LB269]

 


Günün Fırsatı

GİYCEM
Zanox satış ortaklığı HTML kodunun [LE269] BAŞLANGICI [LB269]

K-141 KURSK DENİZALTI KAZASI

 

banner

 

K-141 Kursk Rus Donanması'na bağlı, Oscar II sınıfı bir nükleer denizaltıdır. Adını 1943 yılında II. Dünya Savaşı'nın en büyük ve önemli tank muharebelerinden birine sahne olmuş Kursk kentinden alan denizaltı, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra inşa edilen ilk Rus denizaltılarından biridir. Kuzey Filosu'nda görev yapan Kursk, 12 Ağustos 2000 tarihinde Barents Denizi'nde yürüttüğü bir torpido eğitimi sırasında meydana gelen patlama sonucunda batmış, kazada denizaltının tüm mürettebatı hayatını kaybetmiştir. 


Tarihçe

Yapımına 1992 yılında Arhangelsk kenti yakınlarındaki Severodvinsk Tersanesi'nde başlanan Kursk, inşa kararı Sovyetler Birliği'nin dağılmasından önce alınan son nükleer denizaltı idi. 154 m boyunda ve dört katlı bir bina yüksekliğinde olan Kursk, bugüne dek inşa edilmiş en büyük taarruz denizaltıları olan Oscar-II sınıfının son üyesi olarak 1994 yılında Kuzey Filosu'na dahil oldu. Yüksek oranda krom ve nikel içeren, 8.5 mm çelik dış gövdesi sayesinde Kursk, diğer denizaltı sınıflarına oranla manyetik anomali algılayıcılar tarafından güçlükle izlenebilmekteydi. Dış gövdeyle 50.8 mm kalınlığındaki iç gövde arasında iki metrelik bir boşluk bulunmaktaydı.

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından yaşanan ekonomik sıkıntılar sebebiyle Kuzey Filosu'nun tamamına yakınıyla birlikte Kursk da doksanlı yılların büyük kısmını Murmansk kenti yakınlarındaki Andreyava Körfezi'nde demirli olarak atıl vaziyette geçirmek durumunda kaldı. 1999 yılına kadar aktif göreve çıkmayan denizaltı, o yıl Kosova Savaşı'na destek vermek amacıyla Akdeniz'de bulunan Amerikan gemilerine karşı bir dizi keşif görevi gerçekleştirdi. 2000 yılının Ağustos ayında ise Kursk, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonraki en büyük Rus askeri tatbikatına iştirak etmek üzere Barents Denizi'ne doğru yola çıktı. Bu, onun son görevi olacaktı.
Barents Denizi'ndeki Kaza 

 

Kazanın olduğu yer


 

Putin, kazada hayatını kaybeden askerlerin aileleriyle

12 Ağustos 2000 günü Kursk, eğitim amaçlı bir dizi torpido atışı gerçekleştirmek üzere Barents Denizi'ne açıldı. Yerel saat ile sabah 11:28'de torpido eğitimini tamamlayan denizaltıda kısa bir süre sonra yaklaşık iki dakika arayla iki büyük patlama meydana geldi. Patlama sonucunda parçalanan denizaltının enkazı, yaklaşık 108 m (305 ft) derinlikteki deniz tabanına çöktü. Patlamanın sebebi konusunda bir çok iddia bulunmakla birlikte, denizaltında yüklü bulunan yeni tipte bir torpidonun eğitim sırasında kazara infilak etmesi en inandırıcı sebep olarak değerlendirilmiş ve Donanma raporlarında da bu şekilde yer almıştır.



Patlama sonrasında bölgeye intikal eden Rus, İngiliz ve Norveçli kurtarma ekiplerinin yoğun çabasına rağmen patlamada Kursk'un tüm mürettebatı hayatını kaybetmiştir. Rus kaynakları, denizaltıda bulunan 118 mürettebatın hepsinin birkaç dakikada ölmüş olduğunu açıkladıysa da kurtarma ekiplerinin elde ettiği bulgular, aralarında Kaptan Dimitri Kolesnikov'un da bulunduğu en az 23 kişinin patlamalardan saatler hatta günler sonrasına dek hayatta kalmış olabileceği kuşkusunu doğurmuştur. Enkazın yüzeye çıkarılmasını takiben yapılan incelemelerde, havadaki karbondioksiti yakalayıp yapay oksijen sağlayan potasyum süperoksit çubuklarının çoğunun kullanılmış olarak bulunması da bu tezi desteklemektedir.

Dönemin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, faciayı takip eden beş gün boyunca hiçbir açıklama veya yorum yapmamış, üstelik Soçi'deki tatilini de yarıda kesmeyerek tepki toplamıştır. Putin, 2001 yılında verdiği bir demeçte bu konudaki pişmanlığını dile getirmiştir.

 

Rus nükleer denizaltısı “Kursk” nasıl battı?

Bu felaketi soruşturan Rus parlamento heyetine göre Kursk, “Büyük Peter” kruvazörlerinden atılan bir anti-denizaltı füzesi ile vurulmuştu.

Yakın zamanlarda Rus yetkililer, Kursk’un yukarıda adı geçen Rus kruvazörü tarafından vurulmuş olma ihtimalinin yok denecek kadar az olduğunu söylüyorlardı.

Pentagon’a göre, 12 Ağustos 2000’de Kursk’da 07.28 ile 07.30 arasında iki şiddetli patlama duyulmuştu. (Amerikalılar Kursk’u adım adım izliyorlardı!)

İkinci patlama, birinciden 45-50 defa daha şiddetliydi ve bunlar Kursk denizatlısında ait bir veya daha fazla torpilin patladığına işaret ediyordu. Denizaltının ön kısmındaki büyük hasar, böyle bir patlama olduğunun göstergesiydi. Fakat birinci patlamanın sebebi hâlâ bilinmiyor!

“Flugscheiben Online” adlı web sitesinde Kursk’un batırılmasıyla ilgili olarak şu ifadeler yer alıyordu:

“Rus denizatlısı Kurk, 12.08.200’de 118 mürettebatı ile birlikte Barents Denizi’nde battı. Denizaltının görevi, Barents Denizi’nin dibindeki 2. Dünya savaşı’dan kalma Alman denizaltı üssünü araştırmaktı. 3. Reich’ın denizatlılarının bu üsde saklandığını sanılıyordu. Bu bilgi, herkesten gizlenen bir gerçekti. Kursk denizin dibinde aradığı üssü bulmuştu! Denizaltı sonar ve sualtı kameraları vasıtasıyla 3. Reich’in denizaltı üssünü tespit etti ve bu bilgiyi derhal karadaki askeri istasyona telsizle bildirildi.

Fakat Kursk mürettebatı, bu şekilde kendi ölüm fermanlarını imzalamış olduklarının farkında değillerdi. Bu bilgi, yani Barents Denizi’nin dibinde faal bir 3. Reich üssünün bulunduğu, kesinlikle dünya kamuoyuna açıklanmamalıydı!

Kursk’a yapılan saldırı 3. Reich’in deniz üssünden değil, Amerikalılardan geldi. Amerikan Gizli Servisi, Kursk’un telsiz konuşmasını dinlemiş ve bir Amerikan denizatlısı da Kursk’a vurmaya gönderilmişti. Rus Başkanı Putin, rüşvetle işbirliğine ikna edildi. Amerikalılar ve Ruslar Kursk’a karşı ortak bir operasyona giriştiler. Tehlikeyi sezen Kursk, 3. Reich’in denizaltı üssüne sığınmayı denedi ama Amerikalılar daha hızlı davranarak, Rusların kendilerine verdikleri gizli kodlarla denizatlıya yaklaşarak onu batırdılar.

Kursk mürettebatı, bir avuç dolar için Rus denizaltı kodlarını Amerikalılara satan kendi hükümetinin kurbanı olmuştu!..

Enkazın Çıkarılması 

Kursk'da hayatını kaybeden denizcilerin anısına Moskova'da yapılan anıt

Kursk'un enkazı 2001 yılında iki Hollanda firmasının oluşturduğu bir konsorsiyum tarafından yüzeye çıkarılmıştır. Bu işlem sonucunda denizaltının ilk torpidonun infilak etmesi sonucunda oluşan yüksek sıcaklığın diğer torpidoları da infilak ettirmesi sonucu battığı da kesinlik kazanmıştır. Çıkarma operasyonu sırasında denizaltında bulunan balistik füzelerin nükleer başlık taşıdığı iddiaları ortaya atılmış, ancak Rusya iddiaları yalanlamıştır. Denizaltının nükleer reaktörü ve yakıtı Kola Yarımadası'ndaki tesislerde saklanmak üzere sökülmüş, geri kalanı ise hurdaya çıkarılmıştır.

KURTARMA VE DENİZALTININ SU YÜZÜNE ÇIKARILMASI PLANI

Denizaltında gelen meydana gelen bu patlama sırasında diğer torpidoların da patlayıp patlamasının, taşıdığı 24 adet Cruise füzesi ile denizaltının nükleer reaktöründe meydana gelebilecek bir sızıntı ihtimalinin büyük potansiyel tehlike yaratacağı ihtimalleri de göz önünde bulundurularak başlatılan bu çalışmanın mali portresi 70 milyon dolar civarında olup maliyetin yarısı Rusya yarısının da AB ,
Norveç ve ABD gibi kazanın sonuçlarından etkilenen ülkelerce karşılanmıştır. Bu maksatla Kursk’ u inşa eden Rubin Merkezi Tasarım Bürosu tarafından kurtarma ve denizaltının su yüzüne çıkarılması operasyonu iki Hollanda şirketi ile ABD Başkan yardımcısı tarafından Dick Cheney’in yaptığı Halliburton adlı Amerikan derin deniz arama şirketine ihale edilmiştir.Bunda Hulluburton firmasının Kasım Ayında Kursk’a dalarak 12 denizcinin cesedinin çıkarılması son derece etkili olmuştur.
Kurtarma Operasyonu şu şekilde gerçekleştirilir.

  

 

   
   
Yukarıdaki Resimlerden de görüleceği üzere.....

Yapılan Operasyon Planlamasına göre , Basit görünmekle birlikte riskli bir operasyon olarak gözüken kurtarma çalışmalarına , büyük derin deniz inşaat gemisi ,denizaltının üzerinde demirleyecek geminin , üzerinde helikopter pisti bulunan 16.000 ton yük kaldırma kapasitesine sahip iki adet vinci bulunacaktır.
Planlanan Proje çerçevesinde Kurtarma hazırlıklarına , Hulliburton , Dalgıçlar ve Uzaktan Kumandalı Araçlar (UKA-Remotely Operated Vehicles , ROV) kullanılarak Başlanır.

Öncelikle kaldırma işleminden önce Denizaltının patlama olan ve kısmen toprağa gömülü baş kısmı kesilerek gövdeden ayrılır.



Sayısal modelde saptanmış bulunan olan kaldıraçların sabitleneceği noktalar güverte üzerinde ve denizaltı yüzeyinde işaretlenerek burada deliklerin açılması işlemlerine başlanır. ( Resim A ) Bu işlemler sırasında denizaltının iki nükleer reaktörünü ,içeren bölümlerine temas edilmemesine özellikle dikkat edilmiştir. Güvertenin içi ve dışı arasındaki basınç farkı giderilir.





Resim A





Bu işlemlerden sonra , Dalgıçlar tarafından ,su altında daha önce denizaltının güvertesi üzerinde sağlam noktaları üzerinde açtıkları deliklere ( deliklerin açılması işlemleri hava muhalefetinden ötürü planlanan süreden daha uzun sürmüştür.) , iç ve dış gövde arasına mengeneler takılır.
Operasyonun bu aşamasından sonra , Dünyanın en büyük vinci olan Heereme şirketinin THİALF isimli 16.000 ton kaldırma kapasiteli, suya yarı yarıya batan , sekiz metrelik dalgalara karşı sabitliğini koruyabilen vincini üzerinde bulunduran, ve Smit İnternatıonal tarafından temin edilen mavna Kursk denizaltısının tam üzerine konumlandırılarak sabitlenir.
Vinç ve denizaltı üzerine mengenelerle bağlanan çelik halatlar ile KURSK ‘ deniz dibinden kaldırılarak , su yüzüne çıkarılmadan , Mavnanın altına bağlanarak MURMANKS Limanına götürülür.




 











 

 

   

Denizaltında bulunan ve patlamadan zarar gören Cruise Füzesinin Fırlatma Lançeri içerisindeki resmi..

Yürütülen bu operasyonun başarı ile noktalanmış olması , KURS ‘ gibi son derece modern bir donanıma ve teknolojiye sahip bulunan Nükleer Reaktörlü bir denizaltının , Batış Nedenlerinin Aydınlığa kavuşturulması , son derece disiplinli yetiştirilen Rus Silahlı Kuvvetleri tarihinde meydana gelen bu kadar çok ciddi bir kazanın gerçekleşmesine dair neden ve niçin ilişkilerinin açığa çıkması bakımından önem teşkil etmektedir..
Diğer önemli olan husus ise , Bu operasyon ile denizaltının neden olacağı olası çevre kirliliğinin önüne geçilmiştir.. Her ne kadar yapılan açıklamalara bakıldığında . Rus yetkililer, kaza sırasında Kursk'un nükleer başlıklı silah taşımadığını ifade etmiş olsalar dahi , denizaltının 380 Megawatt'lık elektrik santrali uranyum, plutonyum, sezyum ve stronsyum içerdiği düşünüldüğünde Reaktörün, denizaltının ön bölümünü harap eden en az iki güçlü patlamaya maruz kaldığı yadsınamaz. Yüzeye çıkarıldıktan sonra , denizaltı üzerinede yapılan tespitler , meydana gelen hasara 1-2 ton TNT'nin patlamasına eşdeğer bir patlamanın gerçekleştiği sonucunu doğurmuştur.
Eğer bu patlamalar reaktörü patlatmış olsaydı, korozyon sonucunda oluşacak olan yakıt sızıntıları çok ciddi çevresel felaketlere yol açabilecekti.
Bugün , Bölgede yapılan incelemelerde ve  gözlemlerde, henüz radyasyon bulgusuna rastlanılmamıştır.




K
aynak...Sn.Raşit Gürdilek (Bilim Ve Teknoloji Haberleri ) 


Yorumlar - Yorum Yaz


 

GİYCEM
 

 

 

160 x 600 Low Cost Flight

 

 

 

haberler haberler

 


Günün Fırsatı

Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam40
Toplam Ziyaret637267
Anlık
Yarın
18° 17° 13°
AlışSatış
Dolar2.23622.2452
Euro2.8292.8404